Jotform'un yapay zekâ adaptasyonu ve B2B büyüme stratejileri
Jotform VP of Growth Evren Bayraktar, ekibine yapay zekâyı nasıl benimsettiğini, Vibe Coders hackweek'ini ve B2B SaaS girişimlerine önerilerini anlatıyor.
Yayımlandı 22 dk okuma
GrowthMarketing.ai Kurucusu
15+ yıllık deneyim
Emre Elbeyoglu, GrowthMarketing.ai kurucusu ve B2B SaaS büyüme uzmanıdır. SEO ve GEO alanındaki 15 yılı aşan deneyiminde arama motorlarının ve yapay zekâ sıralama sistemlerinin çalışma biçimini inceler. Popupsmart ve LiveChatAI gibi SaaS ürünlerinin geliştirilmesinde görev almıştır.
- Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri, Bilkent Üniversitesi
- Popupsmart Kurucu Ortağı ve Growth Lideri (2019'dan beri)
- LiveChatAI Kurucu Ortağı (2023'ten beri)

Yazıyı paylaş
Yapay zekâ ile incele
Kısa yanıt: Jotform'un yapay zekâ adaptasyonu tek bir kurala dayanıyor: Bir işi günde beş kere yapıyorsanız otomatize edin. Evren Bayraktar'la yaptığım röportajın bu ikinci bölümünde Jotform VP of Growth bana (Emre Elbeyoglu), ekibine otomasyonun yöntemini nasıl anlattırdığını, teknik geçmişi olmayan çalışanların hackweek'te ne yaptığını ve B2B SaaS kurucularına önerilerini anlatıyor.
Video özeti ve öne çıkan fikirler
Ben Emre Elbeyoglu; GrowthMarketing.ai kurucusuyum ve Popupsmart'ın kurucu ortaklarındanım. Bu video, Jotform'un VP of Growth'u Evren Bayraktar ile aynı çekimde kaydettiğimiz sohbetin ikinci yarısı. İlk bölümde Jotform'un yapay zekâ araması stratejisini konuşmuştuk: düşen şablon trafiği, AI görünürlük araçları, llms.txt. Bu bölüm Jotform'un kendi ekibiyle ilgili. Milyonlarca kullanıcıya yapay zekâ özellikleri satan bir şirket, kendi growth ekibinde yapay zekâyı nasıl kullanıyor? Ardından Evren'in B2B SaaS kurucularına önerilerine ve SaaS'ın gerçekten ölüp ölmediğine geçiyoruz.
- Jotform'da herkesin bir ChatGPT hesabı var. Ekipler ChatGPT tarafında Codex kullanıyor, Claude ise belli ekiplere belli ihtiyaçlar için veriliyor.
- Neyin otomatize edileceğini beş tekrar kuralı belirliyor. Bir işi günde beş kere yapıyorsanız Evren bunu, yazılımcıların hep yaptığı gibi, yapay zekâyla çözülecek bir problem olarak görüyor.
Benim katta, growth'ta birebir çalıştığım arkadaşlara şunu diyorum: AI kullanacaksınız. AI kullanmazsanız yarın kaybeden siz olacaksınız.
- Çıktı kadar yönteme de not veriyor. Her ekip, yapay zekâyla otomatize ettiği bir işi çarşamba SEO toplantısına getirip nasıl yaptığını anlatıyor.
- Yakaladığı yanlış alışkanlık: ChatGPT'ye ekran görüntüsü atmak. Modele URL'i ya da metnin kendisini vermek hem daha hızlı hem daha ucuz.
- Jotform'un GitHub'ında Vibe Coders diye bir takım var. Bir hackweek'te yazılım geçmişi olmayan çalışanlar altyazı aracı, outreach e-postaları için GIF üreten bir araç ve reklam optimizasyonu otomasyonları yaptı.
- B2B SaaS kurucularına önerisi: çok deneyin, tek bir problemi çözün. Denemek artık "neredeyse bedava" ve taze içerik küçük sitelere AI cevaplarında şans veriyor.
- Ucuz ürünlerin satıp satmayacağını konumlandırma belirliyor. Benim örneğim: Yeni başlayan biri için "form builder" çok zor, "form builder for education" çok daha kolay.
Artık bir şeyi yapmak çok kolay. Eskiden beri girişimcilikte bir bariyer vardı. İnsanlar bir kerede yapıp başarmıyordu; deniyorlar, deniyorlar, deniyorlar ve tutuyor. Şu an denemesi neredeyse bedava.
Şirket içi yapay zekâ kullanımını sormamın sebebi sürekli gördüğüm bir boşluk. LinkedIn'de herkes agent yapıyor gibi görünüyor. Benim çalıştığım şirketlerde ve kendi ajansımda ise çoğu kişi günü ChatGPT'yle yazışarak bitiriyor. Jotform'un Ankara'da büyük bir ekibi var ve Evren bu ekibin büyük bir kısmının başında. Kimse bunun hakkında paylaşım yapmazken orada yapay zekâ adaptasyonunun neye benzediğini merak ettim. Alıntıları konuşma dilinden hafifçe toparladım; zaman damgalarına tıklayınca video o andan açılıyor.

Jotform'un growth ekibi yapay zekâyı her gün nasıl kullanıyor?
Jotform'da her çalışanın bir ChatGPT hesabı var. Ekipler ChatGPT tarafında Codex kullanıyor, Claude ise belli ekiplerde belli ihtiyaçlar için açık. Evren yaklaşık bir buçuk yıldır kendi katında yapay zekâ kullanmanın seçmeli olmadığını söylüyor.
Sorumu bir gözlemle açtım. Intercom gibi şirketlerde artık tasarımcılar bile kod yazıp commit atıyor; Intercom tasarımcıların production'a kod göndermesini yazıya da döktü. Biz de ekipte artık daha generalist bir modda çalışıyoruz. Peki Jotform'da durum ne?
Evren, yapay zekâ araçları ilk çıktığında yazılımcılarda olan korkudan başladı: "Yok ya, ben AI kullanmıyorum, işimi elimden alacak." Ben de öbür bahaneyi ekledim: tembelleştiriyor. Evren'e göre AI'ı kullanmamak "muazzam bir kayıp" ve bu, mühendislik kadar growth ve pazarlama için de geçerli.
Ardından "altın bilezik" benzetmesini yaptı: Şu an herkesin o AI bileziğini takıyor olması lazım. Bunu katta bir buçuk yıldır söylüyor. Kimi hızlı adapte oldu, kimi olmadı. Kendisi için de dürüst davrandı: "Kendi tarafımda biraz geç kaldım diyebilirim ama son bir buçuk yıldır bununla yatıp kalkıyorum."
Anlattıklarını tek tabloda toplarsak:
| Araç | Jotform'da kimde var | Evren'in ifadesi |
|---|---|---|
| ChatGPT | Herkeste | "Bizde herkesin bir ChatGPT hesabı var" |
| Codex | Ekiplerde, ChatGPT tarafında | "Codex'i ChatGPT tarafında kullanıyorlar" |
| Claude | Belli ekiplerde | "Belli başlı ekiplerde, belli başlı ihtiyaçlar doğrultusunda" |
Bu araçları her şirket satın alabilir. Benim asıl duymak istediğim, Evren'in bunların üzerine koyduğu kurallardı.
Yapay zekâ otomasyonunda beş tekrar kuralı nedir?
Aynı işi günde beş kere yapıyorsanız bu bir problemdir ve otomatize edilmelidir. Evren'e göre yazılımcılar hep böyle çalıştı; yapay zekâ bu alışkanlığı, problemi ve istediği sonucu anlatabilen herkese açtı.
Birincil yapmaya çalıştığımız şey şu: Ben bu işi günde beş kere yapıyorum. Bu bir problem. Benim bunu otomatize edebiliyor olmam lazım. Eskiden bu, yazılımcıların tarafındaydı: Bir işi beş kere yapıyorsan orada bir problem vardır, düzelt. Şu an artık herkeste öyle bir hal aldı ki problemi düzgün anlatabilir, ulaşmak istediğiniz sonucu düzgün anlatabilirseniz alet yapıyor.
Bu kuralı sayılabildiği için seviyorum. "Daha çok AI kullanın" pazartesi sabahı kimseye yapacak bir iş vermiyor; "bugün beş kere yaptığın işi getir" veriyor.
Hesabı kontrol etmenin klasik bir yolu var. Randall Munroe'nun xkcd tablosu "Is It Worth the Time?", rutin bir işi otomatize etmeye beş yıl boyunca ne kadar zaman harcayabileceğinizi, yani kazandığınızdan fazlasını kaybetmeden önceki sınırı gösteriyor. Günde beş kere sütunu, Evren'in kuralının rakamlarla hâli:
| Her seferde kazanılan süre | Sıklık | Otomasyona harcayabileceğiniz süre |
|---|---|---|
| 5 saniye | Günde 5 kere | 12 saat |
| 1 dakika | Günde 5 kere | 6 gün |
| 5 dakika | Günde 5 kere | 4 hafta |
| 30 dakika | Günde 5 kere | 6 ay |
Tablo 2013'ten; o zaman otomasyon, script'i kendiniz yazmak demekti. Yapay zekâyla bunu kurmak çoğu zaman bir öğleden sonra sürüyor, yani küçük kazançlar bile çıtayı geçiyor. Kural size neyi otomatize edeceğinizi söylüyor. Otomasyonun ayakta kalıp kalmayacağı hakkında bir şey söylemiyor; Evren'in en yakından takip ettiği kısım da bu.
Bir ekibe yapay zekâyı gerçekten nasıl benimsetirsiniz?
Ekibin ne ürettiğine olduğu kadar yapay zekâyı nasıl kullandığına da bakarak. Evren bir çarşamba SEO toplantısını ödevle bitirdi: Bir sonraki hafta her ekip yapay zekâyla otomatize ettiği bir işi gösterecek ve nasıl yaptığını anlatacak.
Son toplantının gündemi şuydu. Bir önceki toplantıyı şöyle bitirdim: Bir sonraki toplantıya herkes, her ekip "Ben bir işimi AI'ı şu şekilde kullanarak otomatize ettim" diye gelecek. Kullanma yöntemi de çok önemli.
Bu toplantı her hafta Jotform'un içerik yazarlarını ve SEO yöneticilerini bir araya getiriyor. Ödev, birebir görüşmelerden çıktı. Evren genelde ekip liderleriyle görüşüyor ama son zamanlarda işi yakından görmek için ekiplerin tamamını da çağırmaya başladı. Şunu orada yakaladı:
Bir arkadaşımız bir yazıyı AI'a okutup ona farklı bir cümle kurdurtmaya çalışıyor. O yazıyı okutmak için screenshot çekiyor, ChatGPT'ye atıyor ve diyor ki: Şunu şuradaki sayfaya göre revize et. Abi niye screenshot çekiyoruz? AI gidiyor orada kan ter gözyaşı döküyor, token'ları yakıyor. Direkt sayfanın URL'ini ver, git oku, anla. Ya da yazıyı kopyala yapıştır.
O örnekteki çıktı muhtemelen fena değildi; sadece çıktıya bakan bir kontrolün bunu hiçbir zaman yakalayamayacak olması da bu yüzden. Ödevin kuralı o yüzden "çıktı okey" ile bitmiyor. 03:56'da ekibe söylediği gibi: "Ama nasıl yaptığınızı da anlatacaksınız."
Ekran görüntüsü alışkanlığı yaygın, ben de kendimi yaparken yakaladım. Görseldeki metnin piksellerden geri okunması gerekiyor ve model yine de bir kelimeyi yanlış okuyabiliyor. URL ya da yapıştırılmış metin modele kelimelerin tam hâlini veriyor; URL üstelik sayfanın canlı hâlini de veriyor. Bunu bütün gün aynı şeyi yapan bir içerik ekibiyle çarpın, Evren'in itirazı detaycılık olmaktan çıkıyor.
Emre Elbeyoglu: Bence ekipte bu know-how'ı oluşturabilmek de çok önemli. Yani ekibe bu yatırımı yapmak önemli.
Evren Bayraktar: Doğru. Şu an ona çalışıyorum açıkçası. Ekipte AI'ı gerçekten verimli bir şekilde nasıl kullanabiliriz?
AI otomasyonları neden birkaç hafta içinde bozuluyor?
Çünkü insanlar ya çok basit işleri otomatize ediyor ya da zayıf bir yöntem kullanıyor ve sonuç kalıcı olacak şekilde kurulmuyor. Bu, Emre Elbeyoglu'nun ajansında gördüklerinden yola çıkarak verdiği cevaptı; Evren itiraz etmedi.

Herkes "AI kullanıyorum, otomasyon yapıyorum" diyor ama insan çok basit, saçma şeyleri de otomatize edebiliyor ya da kötü bir yöntemle yapabiliyor. Hafta sonunda gelip "Şunu şöyle otomatize ettim" diyorlardır ama iki hafta sonra ayakta kalmayacak bir otomasyon olabiliyor. Çoğunlukla da böyle oluyor; bizim deneyimlerimizde de öyle.
04:51'de bir adım daha ileri gittim. Kolay seviye, ChatGPT'yle konuşmak; belki araçlarınızdan veri çekebilmesi için birkaç MCP bağlamak. Çoğu kişi orada duruyor, hâlâ MCP bile kullanmayanlar var. Ayakta kalıp sonuç üretmeye devam eden otomasyonlar az, onları kuran ekipler de az.
Evren buna kendi görev tanımıyla cevap verdi:
Başaramayan da başarabilsin diye çalışıyoruz. Biraz benim görevim o aslında. Ben de tabii ki çok iyi bilmiyorum, ben de öğreniyorum. Ama ekipteki herkesin öğrenmesi lazım; ana odağım bu. O yüzden herkese AI'ı olabildiğince kullanın diyorum. Bugün AI'la ne yaptım? Bunu bir düşünün, kendinize sorun.
İki görüşü yan yana koyunca bir ekipteki yapay zekâ kullanımını şöyle sıralıyorum. Seviyeler Emre Elbeyoglu'nun çerçevesi, Evren'in değil; ama her satır ikimizden birinin söylediği bir şeye dayanıyor:
| Seviye | Neye benziyor | Kalıcı mı? |
|---|---|---|
| Sohbet | ChatGPT'ye sormak, ekran görüntüsü yapıştırmak | Çalışıyor ama token harcıyor ve kimse bir şey öğrenmiyor |
| Bağlantılı sohbet | MCP sunucuları bağlı ChatGPT ya da Claude | Daha iyi cevaplar, ama hâlâ tek kişilik |
| Hafta sonu otomasyonu | Bir kişinin hızlıca kurduğu script ya da akış | Çoğu zaman iki hafta içinde bozuluyor |
| Gözden geçirilmiş otomasyon | Ekibe gösterilmiş, yöntemi anlatılmış, tekrar kullanılan | Evren'in çarşamba ödevinin hedeflediği seviye |
Teknik olmayan çalışanlar vibe coding ile araç yapabilir mi?
Jotform'da evet. Şirket, GitHub'daki platform organizasyonunun altında Vibe Coders diye bir takım kurdu ve bir hackweek'te yazılım deneyimi olmayan çalışanlar orada çalışan iç araçlar geliştirdi.
Evren'e growth ekibinde düz Claude yerine Claude Code kullanıp mini dashboard yapan, script yazan biri olup olmadığını sordum. Bizim o tarafta elimiz bayağı kuvvetlendi, o yüzden "evet" bekliyordum. Cevap bundan büyüktü.
Evren Bayraktar: Şöyle söyleyeyim: Jotform GitHub'ındaki platform organizasyonunun altında Vibe Coders diye bir takım yarattık.
Emre Elbeyoglu: Güzel.
Evren Bayraktar: Ya gerçekten öyle. Artık herkes kod yazabiliyor.
Hatta bir hackweek yaptık. Bu hackweek'te o Vibe Coders reposunda hiçbir teknik geçmişi olmayan, yazılımla uzaktan yakından bir deneyimi olmayan arkadaşlar kendilerine, kullandıkları ürünlerin kopyalarını yaptılar. Ve çok güzel şeyler yaptılar.

Verdiği örnekler:
| Ne yaptılar | Kimin için | Videoda |
|---|---|---|
| Videoya altyazı hazırlayan bir uygulama | Video yayınlayan herkes | 06:31 |
| E-postaları daha çekici yapmak için GIF hazırlayan bir araç | Outreach işleriyle uğraşan bir ekip arkadaşı | 06:38 |
| Bazı reklam optimizasyonlarını kendi kendine yapan otomasyonlar | Reklam tarafı | 06:51 |
"Şu an kattaki herkes kod yazabilir seviyede," dedi. "Önlerini de biraz bu vibe coding takımıyla açtım diyebiliriz."
"Vibe coding" terimini Andrej Karpathy Şubat 2025'te ortaya attı. Benim kullandığım tanım Martin Fowler'ın tanımı: bir LLM'e ne yapacağını söyleyip, deneyip, değişiklik isteyerek ama "LLM'in ürettiği koda hiç bakmadan" yazılım yapmak. Fowler'ın uyarısı Jotform'un hackweek'ine neredeyse birebir oturuyor: Ortaya çıkan yazılımda bakım, doğruluk ve güvenlik sorunları sık görüldüğü için en çok "sınırlı bir kitle için yazılan, atılabilir yazılımlara" uygun. Kendi videolarınız için bir altyazı aracı ya da tek kişinin outreach'i için bir GIF aracı tam olarak böyle bir yazılım.
Bunu yapan tek şirket Jotform değil. Intercom'un tasarım ekibi 2025'te bir ürün tasarımı vibe coding hackathon'u yaptı; üç tasarımcı yeni Intercom Design sitesini yalnızca yapay zekâyla kurdu, ilk sürüm "bir günden biraz fazla" sürdü. İki şirket de aynı formatı kullanıyor: sınırlı süreli bir etkinlik ve ortak bir repo. Benim kopyalayacağım format da bu. Mühendis olmayanlara bir şey yapma izni veriyor ve yaptıklarını şirketin geri kalanının görebileceği bir yerde tutuyor.
Bir dahaki sefere soracağım soru üçüncü haftayla ilgili: Bir API değiştiğinde altyazı aracını kim düzeltecek? Bu, yukarıdaki hafta sonu otomasyonlarıyla aynı dayanıklılık problemi. Platform organizasyonunun sahiplendiği bir repo ise çoğu şirketin elindeki cevaptan daha iyi bir cevap.
Evren B2B SaaS kurucularına hangi büyüme önerilerini veriyor?
Çok deneyin, çünkü denemek artık neredeyse bedava; 50 değil tek bir problemi çözün; taze içerik yayınlayın, çünkü AI cevapları küçük sitelere şans veriyor; review sitelerinde ve sosyal medyada sizden bahsedilmesini sağlayın.
Ürüne ve sektöre göre değiştiğini bildiğim için soruyu genel tuttum. Evren önce çekindi: Ahkâm kesmek istemiyordu, yatırım tavsiyesi gibi algılanmasını da istemiyordu. "Sen kesmeyeceksin, kim kesecek?" dedim, devam etti.
İlk noktası özetteki alıntıydı: Ürün yapmak artık kolay ve eskiden onlarca deneme gerektiren şeyler ucuza denenebiliyor. Sonrasına "traji komik" dedi: Jotform'un yıllarca geliştirdiği ürünlerin benzerleri artık hızla yapılabiliyor. "Hep aynısı olmuyor tabii ki, ama benzer şeyler yapabiliyoruz."
Bir alana odaklanıp gerçekten oradaki bir problemi bulsunlar ve o problemi çözsünler. 50 tane problemi çözmeye gerek yok. Daha ilk günden bir tane problemi çözen bir şeyi denesinler.
Bu dersi ben pahalı yoldan öğrendim. Çok özellik eklemek Popupsmart'a bir buçuk yıla mal oldu, o yüzden bu kısmı başımı sallayarak dinledim.
Taze içerik küçük sitelere AI aramasında şans verir mi?
Evren öyle düşünüyor. Argümanı Jotform'un kendi avantajıyla başlıyor.

Şu da bir gerçek: Jotform gibi bir domain var, 93 DR'ı var. Sayfayı yaparsın, birinci sırada çıkar. Dünya böyleydi. Ama şu an o AI Overview'larda fresh content çok önemli. Bence o anlamda content marketing biraz daha kolaylaştı. Bir yazı yazıyorsun, çok büyük bir site değilsin ama senin sayfan bir link alabiliyor, görünürlük elde edebiliyor.
Verdiği DR rakamı tutuyor: Ekim 2026'da baktığımda Ahrefs jotform.com'u DR 94 gösteriyordu. Taze içerik iddiası ise hangi yapay zekâdan bahsettiğinize bağlı. Ahrefs 17 milyon atfı inceledi ve AI asistanlarının kaynak gösterdiği URL'lerin organik sonuçlardaki URL'lere göre ortalama %25,7 daha taze olduğunu buldu: 1.064 güne karşı 1.432 gün. Yeni içeriğe en çok ChatGPT yöneliyor. Google'ın AI Overview'ları ise tersine gidiyor ve organik sonuçlardan ortalama 16 gün daha eski içeriği kaynak gösteriyor.
Yani küçük bir sitenin yeni sayfasının şansı, altındaki organik sıralamaya hâlâ çok benzeyen Google AI Overview'larından çok ChatGPT ve Perplexity'de daha yüksek. Evren'in tavsiyesi yine de geçerli. Yayınlayın, iterasyon yapın, sayfaları güncel tutun; ama tazeliği sebep saymadan önce atıflarınızın nereden geldiğini ölçün. Ücretsiz AI Overview kaynak kontrolü aracımız, bir alan adının Google'ın AI cevaplarında kaynak gösterildiği anahtar kelimeleri listeliyor.
Son noktası dışarıdaki görünürlüktü: Review sitelerinde yer alın ve sizden bahsedilmesini sağlayın. 09:57'de dediği gibi: "Şu an Twitter'da çok görüyoruz. Birçoğu palavra olsa da aralarından gerçekten başarılı olan ürünler çıkıyor." Bu, ilk bölümdeki dışarıya bakan fikrin aynısı: Başkalarının sizin hakkınızda söyledikleri, yapay zekâ sistemlerinin öğrendiği şey.
| Evren'in önerisi | Gerekçesi | Emre Elbeyoglu'nun eklemesi |
|---|---|---|
| Çok deneyin | "Denemesi neredeyse bedava" | Ucuz denemeler de dikkat harcatır; tutmayanı hızlı kapatın |
| Tek bir problemi çözün | "50 tane problemi çözmeye gerek yok" | Özellik şişmesi aynı hatanın yavaş versiyonu |
| Taze içerik yayınlayın | Küçük siteler artık link ve görünürlük alabiliyor | Google AI Overview'dan çok ChatGPT için doğru |
| Dışarıda konuşulun | Review siteleri ve sosyal medya | AI asistanlarının tekrar ettiği şey bu bahsedilmeler |
Ürün yapmak ucuzlarken konumlandırma neden daha önemli?
Benzer bir ürünü yapmak bir hafta sonu sürüyorsa ürünün kendisi fark olmaktan çıkıyor. İnsanların sizin ne olduğunuzu anlayıp anlamadığını konumlandırma belirliyor ve Emre Elbeyoglu kamerada dar bir konumlandırmayı savundu.
Doğru konumlama da burada çok önemli. Mesela "form builder"da çıkmak şu an yeni başlayan biri için çok zordur ama "form builder for education" ya da bir sektör için olabilir. Çemberi dar tutmak, yeni başlayan ya da küçük bir şirket için bence faydalı. Çünkü iyi bir ürünü marketingle satabilirsin ama kötü bir ürünü pazarlamayla ya da growth'la satamazsın. Saman alevi gibi olur.

Tersi de sık görülüyor: iyi bir ürün, kötü bir konumlandırma. Karışık olduğu için insanların kafasında canlanmıyor; basit tutulması gerekiyor. Kamerada bunun artık LLM'ler için de önemli olduğunu söyledim. Biri ChatGPT'ye "okullar için form builder" diye sorduğunda, sitesinde ve yorumlarında tam olarak bunu söyleyen bir ürünün verilecek net bir cevabı var. "Her şey için hepsi bir arada platform" diyen bir ürünün yok.
Evren katıldı ve bunu aramanın kendisiyle ilgili bir düşünce deneyine çevirdi:
Aklıma bir an Google geldi. "Arama motoru fikrim var" desen, günümüzde biraz saçma kaçıyor: Adam Google, her şeyi biliyor. Sonra ne oldu? LLM'ler geldi, hop biraz o tarafa kaydı. Niye? Aradığın şeye farklı bir değer kattı. Ya da sadece en iyi yemek yerlerini bulan bir arama motoru olsa belki o da tercih edilebilir, o dikeyde bir şey olsa. O yüzden "bu yapıldı, bitti artık" tarafına kesinlikle inanmıyorum.
Restoran arama motoru, dikey yapay zekâ ajanları yazısında savunduğum argümanın aynısı: Tek bir sektörün iş akışı etrafında kurulmuş dar bir ürün, genel bir ürünü geçebilir. Evren bölümü pratik versiyonuyla kapattı: "Artık küçük küçük şeyleri yapıp denemek kazandırıyor olacak."
SaaS ölüyor mu?
Evren Bayraktar öyle düşünmüyor. Emre Elbeyoglu SaaS ölüyor mu diye sorduğunda Evren ortalıkta dönen lafı tekrarladı ve tek kelimeyle cevap verdi: "Zor."
Emre Elbeyoglu: SaaS ölüyor mu peki abi?
Evren Bayraktar: Bir de öyle bir şey var ya şu an: SaaS ölüyor mu? SaaS öldü, ölüyor. Zor zor.
Emre Elbeyoglu: Jotform'un kaç tane SaaS aboneliği var abi?
Evren Bayraktar: Tam sayıyı veremiyorum ama yüzlerce vardır herhalde. 100 tane vardır.
Emre Elbeyoglu: Yani kullandığınız tool olarak.
Evren Bayraktar: Tool olarak, pardon. SaaS tool olarak onu da veremiyorum, bilmediğim için. Ama vardır.

Önce başka bir soruyu cevapladı, sonra Jotform'un kaç araca para ödediğini bilmediğini söyledi. Bir rakam beklemiyordum; soruyu bir noktayı göstermek için sormuştum. Teknik olmayan çalışanları kullandıkları araçların kopyalarını vibe coding ile yapan bir şirket hâlâ SaaS'la çalışıyor.
Piyasa bu yılın başında bu kadar sakin değildi. ACS Information Age'e göre Anthropic'in finans, hukuk, pazarlama ve veri analizi için Claude Cowork eklentilerini çıkarmasının ardından S&P 500 yazılım ve hizmetler endeksi Şubat 2026'da tek haftada yaklaşık %8 düştü; 28 Ocak'tan bu yana kaybı 1,4 trilyon dolar civarındaydı.
Bence hackweek ile bu satış dalgası birbiriyle çelişmiyor. Jotform'un hackweek'inin gösterdiği gibi bir aracı kopyalamak ucuzladı. Onu ayakta tutmak ve desteklemek ucuzlamadı; hackweek araçlarının şirket içinde kalmasının ve Fowler'ın vibe coding ile yazılan yazılıma "atılabilir" demesinin sebebi bu. Emre Elbeyoglu'na göre SaaS ölmedi ama farklılaşmayan SaaS, yani net bir problemi ve net bir konumlandırması olmayan SaaS zor durumda. Intercom'un CPO'su SaaStr'da bunun daha sert bir versiyonunu anlattı; onu da Intercom'un yapay zekâ dönüşümü yazısında topladım.
Deneyimlerini paylaşmak operatörler için neden önemli?
Çünkü siz anlatmazsanız hikâyenizi başkaları anlatıyor. Röportaj, Emre Elbeyoglu'nun Evren'i daha çok paylaşmaya zorlaması ve Evren'in bunu yapmadığını kabul etmesiyle bitti.
Bu dünyanın içinde yaşıyoruz ama işten güçten kendi başımızı pek kaşıyamıyoruz açıkçası. Biraz başlamak lazım. Marka, brand diyoruz ama belki gerçekten birçok işin zor hayal edebileceği deneyimleri yaşıyoruz ve bunları paylaşma fırsatımız pek olmuyor. O tarafta kendim de eksikliğini hissediyorum açıkçası.
evrenbayraktar.com diye bir sitesi var, "hiçbir şey yok" üzerinde. Yıllardır elinde olan ama kullanmadığı bir @evren X hesabı da var. İkisini de canlandırmayı planladığını ve kendisine e-posta atanlara elinden geldiğince döndüğünü söyledi.
İlk bölümdeki, Jotform'un sayfa silerek büyüdüğünü iddia eden viral X paylaşımını da yeniden açtım. Hem Jotform'un hem de kendi itibarı için birinin cevap vermesi gerektiğini söyledim. Evren kimsenin onu konuşmaktan alıkoymadığını netleştirdi: "O tweet'e dönerdim. Ekipten de birisi dönebilirdi." 15:12'de dediği gibi, bir teşekkür bile bir şeydi: "Görmüşsünüz, sağ olun desem bile bir şeydi. Yapmadık. Biraz benim yapımdan herhalde. Yavaş yavaş açacağız onları."
Her operatör için altını çizeceğim kısım bu. İlk bölüm, yapay zekâ sistemlerinin sizi başkalarının söylediklerinden öğrendiği fikriyle bitmişti. Trafiğinizle ilgili en görünür hikâye, bir yabancının üçüncü parti bir grafikten yaptığı tahminse tekrarlanan şey o tahmin oluyor. Evren'in deneyimi tam da eksik olan malzeme: kayıt sonunda dediğim gibi, arkasında yüz binlerce dolar harcanmış know-how ve 800 kişilik bir ekibin çıktısı var. Üçüncü bölümü bir yıl geçmeden çekmeyi umuyorum.
Sık sorulan sorular
Bir pazarlama ekibi için iyi bir yapay zekâ adaptasyon stratejisi nedir?
Ekibin tekrar ettiği işlerden başlayın, sonra yalnızca çıktıya değil, işin nasıl otomatize edildiğine de bakın. Jotform VP of Growth Evren Bayraktar, her growth ve SEO ekibinden haftalık SEO toplantısına yapay zekâyla otomatize ettiği bir işi getirmesini ve yöntemini anlatmasını istiyor. Jotform'da herkesin bir ChatGPT hesabı var, bazı ekipler Claude da kullanıyor.
Jotform yapay zekâyı şirket içinde nasıl kullanıyor?
Evren Bayraktar'a göre Jotform'da herkesin bir ChatGPT hesabı var, ekipler ChatGPT tarafında Codex kullanıyor, Claude ise belli ekiplerde belli ihtiyaçlar için var. Growth ekibi günde beş kere tekrarlanan her işi otomatize etmeye çalışıyor. Jotform'un GitHub'ında teknik olmayan çalışanların iç araçlar geliştirdiği bir Vibe Coders takımı da var.
Otomasyonda beş tekrar kuralı nedir?
Aynı işi günde beş kere yapıyorsanız bunu bir problem olarak görün ve otomatize edin. Evren Bayraktar bunun eskiden yazılımcıların alışkanlığı olduğunu, artık problemi ve istediği sonucu düzgün anlatabilen herkesin yapay zekâya çözümü yaptırabildiğini söylüyor. xkcd'nin 'Is It Worth the Time?' tablosuna göre günde beş kere yapılan bir işten bir dakika kazanmak, beş yılda altı günlük emeği hak ediyor.
Yapay zekâ otomasyonlarının çoğu neden tutmuyor?
Emre Elbeyoglu'nun ajansındaki deneyimine göre insanlar ya çok basit işleri otomatize ediyor ya da kötü bir yöntem kullanıyor; hafta sonunda gösterilen bir otomasyon çoğu zaman iki hafta ayakta kalmıyor. Ona göre yapay zekâ adaptasyonundan kalıcı sonuç alan ekip az; çoğu kişi için yapay zekâ kullanmak hâlâ ChatGPT'yle sohbet etmek, bazen de MCP bağlantılarıyla.
Yazılımcı olmayanlar vibe coding ile işe yarar araçlar yapabilir mi?
İç araçlar için evet. Jotform'daki bir hackweek'te yazılım geçmişi olmayan çalışanlar, şirketin Vibe Coders reposunda video altyazısı hazırlayan bir araç, outreach e-postaları için GIF üreten bir araç ve reklam optimizasyonu yapan otomasyonlar geliştirdi. Bu, Martin Fowler'ın vibe coding'in en çok sınırlı bir kitle için yazılan, atılabilir yazılımlara uygun olduğu görüşüyle örtüşüyor.
2026'da SaaS öldü mü?
Jotform'dan Evren Bayraktar öyle düşünmüyor; SaaS ölüyor mu sorusuna cevabı 'zor' oldu. Yine de yazılım hisseleri 2026 başında sert düştü: ACS Information Age'e göre Anthropic'in Claude Cowork eklentilerini çıkarmasının ardından S&P 500 yazılım ve hizmetler endeksi Şubat'ta bir haftada yaklaşık %8 geriledi. Bir aracı kopyalamak ucuzladı, ama onu ayakta tutmak ve satmak ucuzlamadı.
Yeni bir B2B SaaS büyük rakiplere karşı kendini nasıl konumlandırmalı?
Çemberi daraltarak. Emre Elbeyoglu'nun örneğinde yeni bir şirket için 'form builder' aramasında çıkmak çok zor, ama 'form builder for education' ya da tek bir sektör kazanılabilir. Evren Bayraktar da girişimlerin ilk günden 50 değil, tek bir problemi çözmesi gerektiğini ekliyor.
Taze içerik küçük sitelerin yapay zekâ aramasında kaynak gösterilmesine yardım eder mi?
Evren Bayraktar öyle düşünüyor: Jotform gibi 93 DR'lı bir domain eskiden her yeni sayfayla birinci sıraya çıkıyordu, artık taze içerik küçük sitelere AI cevaplarında bir kapı açıyor. Ahrefs'in 17 milyon atfı inceleyen çalışmasına göre AI asistanları organik sonuçlara göre ortalama %25,7 daha taze içerik gösteriyor; tercih en güçlü ChatGPT'de, Google'ın AI Overview'ları ise biraz daha eski içeriği kaynak gösteriyor.
Öne çıkan dersler
- Yapay zekâ kullanımını sayılabilir yapın. Günde beş kere yapılan bir iş otomatize edilecek bir problemdir; bu sıklıkta bir dakikalık kazanç bile günlerce emeği hak eder.
- Ne üretildiğine olduğu kadar nasıl üretildiğine de bakın. Jotform'un çarşamba ödevi, ChatGPT'ye ekran görüntüsü yapıştıran bir yazarı yakaladı; yalnızca çıktıya bakan bir kontrol bunu kaçırırdı.
- Otomasyonların çoğu birkaç haftada ölüyor. Kalıcı olanlar paylaşılan, yöntemi anlatılan ve tekrar kullanılan otomasyonlar.
- Mühendis olmayanlar bir hackweek'te vibe coding ile işe yarar iç araçlar yapabilir. Bunları sahibi belli, ortak bir repoda tutun; vibe coding ile yazılan yazılım doğası gereği atılabilir.
- Yeni bir B2B SaaS için: çok deneyin, tek bir problemi çözün, dar konumlanın. "Form builder for education", "form builder"ın kazanamadığı yerde kazanabilir.
- Taze içerik küçük sitelere en çok ChatGPT ve Perplexity'de yarıyor; Google'ın AI Overview'ları hâlâ daha eski sayfalara yaslanıyor.
- SaaS ölmedi, ama bir ürünü kopyalamak ucuzladığı için farklılaşmayan SaaS açıkta kaldı.
Bu yazı, Emre Elbeyoglu kanalındaki AI Çağında SaaS: Ürün, Konumlandırma ve Büyüme - Evren Bayraktar VP of Growth, Jotform videosuna dayanıyor. Alıntıları konuşma dilinden hafifçe toparladım.