Çok özellik eklemek bize 1,5 yıla mal oldu: Popupsmart V2 dersi
Popupsmart'a çok özellik eklemek bize 1,5 yıla mal oldu. Kullanıcılara dayattığımız V2 migration'ı, reddettiğimiz yatırımcı tavsiyesi ve şimdi ne yapardım.
Yayımlandı 20 dk okuma
GrowthMarketing.ai Kurucusu
15+ yıllık deneyim
Emre Elbeyoglu, GrowthMarketing.ai kurucusu ve B2B SaaS büyüme uzmanıdır. SEO ve GEO alanındaki 15 yılı aşan deneyiminde arama motorlarının ve yapay zekâ sıralama sistemlerinin çalışma biçimini inceler. Popupsmart ve LiveChatAI gibi SaaS ürünlerinin geliştirilmesinde görev almıştır.
- Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri, Bilkent Üniversitesi
- Popupsmart Kurucu Ortağı ve Growth Lideri (2019'dan beri)
- LiveChatAI Kurucu Ortağı (2023'ten beri)

Yazıyı paylaş
Yapay zekâ ile incele
Kısa yanıt: Popupsmart'a çok fazla özellik eklemek bize yaklaşık bir buçuk yıla mal oldu. Ben V2'de daha fazla seçeneğin daha fazla dönüşüm getireceğine inandım ve mevcut kullanıcıların hepsini tek seferde yeni sürüme taşıdık. Eylül 2026'daki Istanbul Ignited by Slush'D röportajında bu hatayı ve dinlemediğimiz yatırımcı uyarısını anlatıyorum.
Video özeti ve öne çıkan fikirler
Bu, Istanbul Ignited by Slush'D Startup Experience Lead'i Nisa Selin Kosova ile etkinliğin konuşma serisi için yaptığımız sohbet. Ben Popupsmart'ın kurucu ortağıyım; Ankara'dan yönettiğimiz ve neredeyse tamamen Türkiye dışına sattığımız no-code bir pop-up oluşturucu. 30 kişilik bir ajanstan SaaS'a nasıl geçtiğimi, bir pop-up'ın aynı trafikle satışları neden artırabildiğini ve bugüne kadar aldığımız en pahalı kararı konuştuk: müşterilerimizin istemediği özellikler ekleyen ve bize yaklaşık bir buçuk yıla mal olan V2. İkinci yarı, bizi uyaran yatırımcılar ve yapay zekânın neyi değiştirdiği üzerine; ayrı bir marka altında geliştirdiğimiz yeni AI search ürünü de dahil.
- Daha fazla özellik Popupsmart'ı daha iyi değil, daha zor kullanılır yaptı. V2 teorim, daha fazla seçeneğin müşterilere daha fazla dönüşüm getireceğiydi. İnsanlar sade versiyona alışkındı ve dönüşüm daha yüksek olsa bile yenisiyle uğraşmak istemedi.
- Hata yaklaşık bir buçuk yıla mal oldu. Bu zaman. Moral ve motivasyon bedeli bunun üstüne geldi ve onun için bir rakamım yok.
Ben buna inandım ve bize çok büyük bir bedeli oldu. İnsanlar o basitliğe alıştığı için, dönüşüm daha fazla olsa bile onunla uğraşmak istemediler ve benim oradaki teorim patladı.
- Bir pop-up trafik artmadan satışı artırabilir. 1.000 ziyaretçi ve beş satışla, pop-up'ı açtığında yedi ya da sekiz satışa çıkabilirsin. Bunu kabaca yüzde 30–40 olarak söylüyorum ve rakamların değişebileceğini kamera önünde belirtiyorum.
- Başarı, kötü kararı almayı kolaylaştırdı. İlk üç yılımız büyümeyle geçti. O zamana kadar yaptığımız her şey işe yaramıştı; bunun da yarayacağını varsaydım ve bize yapmayın diyenlere kulağımı kapattım.
- Yatırımcılarımız hatayı bizden önce gördü. VLMedia kurucu ortağı Furkan Kuru bize backend'i yenileyip yeni özellikleri adım adım eklememizi söyledi. Biz reddettik ve bütün kullanıcıları tek seferde V2'ye taşıdık.
- Yapay zekânın hızı iki yöne kesiyor. Ürün geliştirme belki beş, belki on kat hızlanabiliyor. Bu, yanlış şeyi de daha hızlı yapabileceğin anlamına geliyor.
- Yapay zekâ veri ağırlıklı ürünlerde giriş bariyerini düşürdü. Agent yöneten küçük bir ekip artık büyük oyuncularla rekabet edebiliyor, yeter ki derin bir alan uzmanlığı olsun.
Eskiden Ahrefs ya da Semrush gibi ürünler yapamazdım. Bunlar büyük data ürünleri. Şimdi bunlarla rakip olabiliyorsun.
Nisa, Popupsmart'ın ilk gününe dönsem kendime ne tavsiye vereceğimi sordu; ben V2'yi seçtim. Bunu yazıya döküyorum çünkü feature creep bir ürün yönetimi yazısında anlatması kolay, roadmap'e inanan kurucu sen olduğunda fark etmesi ise çok daha zor bir şey. Aşağıdaki alıntılar videodaki Türkçe konuşmadan, konuşma dilinden hafifçe düzenlenerek alındı. Her zaman damgası videodaki ilgili anı açıyor.
Bir dijital ajans nasıl pop-up SaaS şirketine dönüştü?
Dönüştü çünkü ajans geliri çalışan sayısıyla büyür, bir yazılım ürününün ise böyle bir zorunluluğu yok. Çoğu hizmet işi bir noktada bu duvara çarpar. Biz yaklaşık 30 kişide çarptık.
Girişimcilik maceram yaklaşık 14 yıl önce, okulda birkaç arkadaşımla gaza gelip okulu bırakıp Flatart'ı, bir dijital pazarlama ajansını kurduğumuzda başladı. Plan, bunu başlatıp okula sonra devam etmekti. Devam etmedik.
Yaklaşık sekiz yılda Flatart'ta otuz kişiye kadar ulaştık, Toyota gibi büyük markalarla çalışmaya başladık. Sonrasında bunu ölçekleyemediğimizi anladık, çünkü hizmet sektöründe ölçeklenen şey insan.
Biz de teknolojiyle çözebileceğimiz en basit problemi aradık. E-ticaret ve diğer fikirler zor görünüyordu. Pop-up kolay görünüyordu. Nisa'ya dediğim gibi: "Kolayından başlayalım dedik ama o da zormuş." Yaklaşık altı buçuk yıldır Popupsmart'a devam ediyoruz. Bu süreçte başka ürünler de çıkardık, ama Popupsmart hâlâ amiral gemilerimizden biri.
Pazar, aynı geçişi yapacak biri için altını çizeceğim kısım. Ankara firmasıyız ama şirketi Amerika'da kurduk ve baştan globale sattık. Bugün müşterilerimizin yaklaşık yüzde 96'sı Türkiye dışında. Bunun bir nedeni de altı yıl önce burada bir pop-up'a, bir aboneliğe para vermenin pek oturmamış olması.
| Flatart | Popupsmart | |
|---|---|---|
| Ne | Dijital pazarlama ajansı | Web siteleri için no-code pop-up oluşturucu |
| Başlangıç | Yaklaşık 14 yıl önce, okulu bıraktıktan sonra | Şirket 2019'da kuruldu, MVP 2020'de çıktı |
| Röportajda andığım büyüklük | Yaklaşık sekiz yılda 30 kişi civarı | 1.000'i aşkın aktif ödeme yapan müşteri |
| Pazar | Toyota gibi büyük markalar | Yaklaşık yüzde 96 global, ABD'de kurulu şirket |
| Büyümeyi sınırlayan | "Ölçeklenen şey insan" | Ürün karmaşıklığı, V2 hikâyesinin gösterdiği gibi |
Basit bir pop-up aynı trafikle dönüşümü neden artırır?
Artırır çünkü kaybolmak üzere olan ziyaretçiye, daha fazla trafik satın almana gerek kalmadan net bir sonraki adım verir. Röportajdaki örneğim: 1.000 ziyaretçi ve beş satış, pop-up yayına girince yedi ya da sekiz satışa dönüşebiliyor.

Basit ve etkili, çünkü aynı trafiği alıyorsun. Bin trafikle beş satış yapıyorsan, pop-up'ı açtığın anda o beş satış yedi sekiz satışa çıkabiliyor. Yani yüzde otuz, yüzde kırk; rakamlar tabii değişebiliyor.
Kendi hesabıma bir not: beşten yedi satışa çıkmak +%40, beşten sekize çıkmak +%60 demek. Örneği bir illüstrasyon, yüzde 30–40'ı da verdiğim aralık olarak okuyun. Sizin rakamınız siteye, teklife ve hedeflemeye bağlı.
Dört yıl bir müzik şirketinde çalışmış olan Nisa, akla gelen soruyu sordu: bir pop-up yapmak ne kadar zor olabilir ki?
Bir pop-up yapmak bu kadar zor olmamalı zaten. Eskiden bu, designer ve developer'ın birlikte çalışmasıyla oluyordu ve bazı şirketlerde birkaç gün, hatta birkaç hafta sürebiliyordu. Halbuki bu basit bir problem ve teknolojiyle basit bir şekilde çözülebilir.
Diğer yarısı, insanların nefret ettiği pop-up olmamak: sayfayı sağdan soldan kaplayan türden ("nereden kapatıyoruz?" Nisa'nın tepkisiydi). Bizim cevabımız gelişmiş hedefleme ve segmentasyon, yeni nesil tasarım ve site hızına ya da kullanıcı deneyimine dokunmamak. Nisa "tatlı pop-up'lar" dedi, ben "nice pop-up'lar". Önce kolaylık geliyor, böylece bir patron bile beş dakika içinde pop-up'ını yayına alabiliyor. Aynı ziyaretçiden daha fazla dönüşüm ikinci sırada. Dünyada 1.000'i aşkın aktif ödeme yapan müşterinin Popupsmart kullanmasının nedeni bu ikisi.
Kurucular Slush'D'dan yatırımcı dışında ne kazanır?
Çoğunlukla insanları ve motivasyonu. Geri dönen bir founder olarak katıldım, çünkü aradığım ya da merhabalaşmak istediğim insanlar bir aradaydı ve başka founder'ların ilerlemesini görmek beni haftalarca ileri götürüyor.

Altı yıl boyunca çoğunlukla bilgisayar başında geçtiği için etkinliklere mutlaka katılmaya çalışıyorum, özellikle network için. Türkiye'de pek çok etkinlik Antalya gibi farklı yerlerde oluyor. Slush'D İstanbul'daydı ve Slush'D'ın marka gücünü taşıyordu; doğru kitleye ulaşmasını buna bağlıyorum. O dönem yatırımcı arayışımız yoktu, ama arayan founder'lar için epey fırsat vardı. Nisa'ya, hak ettiğinde etkinlikleri eleştirdiğimi söyledim. Bu etkinlik iyiydi.
Dediğim gibi, biz "deli girişimciler" motivasyonla ilerliyoruz ve iyi bir sunumun gazı bende birkaç hafta sürüyor. Nisa aynı şeyi organizatör tarafından benden daha iyi anlattı:
Founder'larda gördüğüm şey motivasyon, dediğin gibi birbirini gaza getirme. Travma destek grubu da diyebiliriz aslında: herkes aynı şeylerden suffer etmiş ve birbirine yapıcı tavsiye verebilecek kaliteli insanlar aynı yerde bulunuyor.
"Travma destek grubu" komik, ama yatırım aramayan bir founder'ın bilet almasının nedeni de tam olarak bu. Geçen yıl ilk edisyondu. Bu yılki ekimde İstanbul'da.
Özellik eklemek bir ürünü ne zaman kötüleştirir?
Bir ürün, yeni seçenekler mevcut kullanıcılara geri verdiğinden fazla efor yüklediği anda kötüleşir. Popupsmart bu çizginin iki tarafını da yaşadı: 2020'deki MVP'miz fazla kısıtlıydı, V2'miz ise diğer uca fazla gitti.
Şirketi 2019'da kurduk ve ilk MVP'yi 2020'de çıkardık; Webrazzi Kasım 2020'de 4.500 üyeye ulaştığımızda bunu haberleştirmişti. O zamanlar yapay zekâ yoktu ve herkes software yapamıyordu. Ürün çok çok basit haldeydi. Hedefleme seçeneklerimiz yoktu. Sadece metni ve rengi değiştirebiliyordun, bu kadar. Bugün drag and drop'lar havada uçuyor ve ürünümüz çok daha gelişmiş durumda. Ama röportajda bu yazıdaki her şeyin üstüne koyacağım bir şey söyledim:
Şu an tabii ki ürün çok daha gelişmiş durumda, ama süreç içerisinde şunu da çok gördük: ürünün çok gelişmesi kompleksite yaratıyorsa, o da kötü bir şey.
Araştırmalar da bizi doğruluyor. Pendo'nun 2019 Feature Adoption Report çalışması, ortalama bir yazılım ürünündeki özelliklerin yüzde 80'inin nadiren kullanıldığını ya da hiç kullanılmadığını buldu. No-code bir araçta kullanılmayan özellikler kodun içinde saklı kalmıyor. Beş dakikada pop-up yayınlamak isteyen birinin önüne ek paneller, ayarlar ve kararlar olarak çıkıyor.
V2 hikâyesi bunun somut hâli. Üç yıllık büyümenin ardından "kısıtlı" ürünü biraz daha geliştirmeye karar verdik.
Emre Elbeyoglu: Ürünün o basit halinden benim teorim şuydu: daha fazla özellik ekleyelim, bu şekilde daha fazla insan conversion elde edebilir ve bu sayede müşteriye daha fazla faydamız dokunabilir.
Nisa Selin Kosova: Kanıtın var mıydı, yoksa bu instinct miydi?
Emre Elbeyoglu: Ben buna inandım ve bize çok büyük bir bedeli oldu. Geriye dönsem böyle bir şeyi yapmazdım. Bize yaklaşık bir buçuk yılımıza mal oldu. Orada moral motivasyondan hiç bahsetmiyorum.
Nisa'nın sorusu, benim kendime sormam gereken soruydu. Ama teori hatanın yalnızca yarısıydı. Diğer yarısı nasıl yayına aldığımızdı: ürünü baştan kurduk ve mevcut kullanıcıların hepsini tek bir migration'la V2'ye taşıdık. Çalışan bir pop-up'ı olan insanlar hesabını açtığında, istemediği yeni bir araç buldu. Tek bir özelliğe dokunmadan önce geri alacağım kısım bu.
Teori ve sonuç yan yana şöyle görünüyor:
| V2'den beklediğim | Olan | |
|---|---|---|
| Ürün | Kullanıcılar için daha fazla özellik | Sade versiyona alışkın kullanıcılar için daha fazla karmaşıklık |
| Müşteri sonucu | Daha fazla insanın dönüşüm elde etmesi | Dönüşüm daha yüksek olsa bile insanlar uğraşmak istemedi |
| Kararın dayanağı | "Ben buna inandım" | Teori "patladı" |
| Yayına alma | Risk olarak görülmedi | Bütün mevcut kullanıcılar tek seferde V2'ye taşındı |
| Ekip ve para | Yeni yatırım, daha fazla özellik, daha büyük ekip | O büyümeyi sağlıklı yaşatamadık |
| Bedel | Hesaba katılmadı | Yaklaşık 1,5 yıl, artı moral ve motivasyon |
Aynı kararı yeniden alsam sıra şöyle olurdu:
- Gerekiyorsa backend'i yenile, ama insanların alıştığı arayüze dokunma.
- Ek seçenekleri hesapların bir kısmına aç, herkese birden değil.
- Sade akışa karşı iki rakamı karşılaştır: kurulum süresi ve dönüşüm oranı.
- Tek bir mevcut kullanıcıyı taşımadan önce, bu veriye bakıp devam et ya da kes.
Birkaç haftalık böyle bir test, bize 18 ayın öğrettiğini söylerdi.
İçgüdüyle alınan kararlar başarı serisinden sonra neden daha riskli?
Daha riskli, çünkü başarı içgüdüyü kanıt gibi hissettiriyor. Üç iyi yılın ardından V2'ye olan inancım tahmin gibi gelmedi. Doğru kararlar serisindeki bir sonraki doğru karar gibi geldi.
Bazen her şey iyi giderken, o zamana kadar yapılan her şey doğru olduğu için, bunu da doğru yaparım diye bir şeye girebiliyor insan. Yapmaması lazım. Bazen kulakları da kapatıyor insan. Diyenler de oldu: bu kadar sert bir şey yapmayın.
Bu bizde büyük bir deprem yarattı. Nisa en azından değerli bir ders olduğunu söyledi, ben de bir kelime ekledim. O diyalog, bölümün kapağındaki cümle oldu:

Nisa Selin Kosova: Ama değerli bir ders olmuş.
Emre Elbeyoglu: Değerli ve pahalı bir ders oldu.
Nisa Selin Kosova: Pahalı, evet.
Ardından Nisa genel kalıbı adlandırdı, ben de cümlesini tamamladım:

Nisa Selin Kosova: Bu işte scope creep olabilir, over-complicating a feature olabilir ya da dataya dayanmayan kararlar olabilir. Bunlar birçok şirketin yaptığı şeyler, ama tabii ki startup olduğunda ve runway kısıtlı olduğunda daha…
Emre Elbeyoglu: Ölümcül olabilir.
Nisa Selin Kosova: Evet, ölümcül olabiliyor bunun bedeli.
Durumu kötüleştiren bir detay daha vardı: yeni yatırım almıştık. 11:57'de söylediğim gibi, "tam o dönemde yatırımla birlikte daha fazla feature, daha büyük ekip gibi şeylere girdik" ve o büyümeyi sağlıklı yaşatamadık. Taze yatırım her genişlemeyi onaylamayı kolaylaştırıyor. Kanıtlanmamış bir ürün teorisinin teste en çok ihtiyaç duyduğu an da, test edilme ihtimalinin en düşük olduğu an da bu. Sonradan toparladık, ama büyük bir ders oldu.
Kurucular yatırımcıdan paranın yanı sıra ne beklemeli?
Know-how, içeriden göremediğin bir bakış açısı ve büyük kararlarda düğümü çözecek kadar söz hakkı. Melek yatırımcılarımız bize üçünü de verdi; kulak asmadığımız V2 uyarısı da dahil.
Açıkçası bizim yatırımcılarımız çok değerli, abilerim: VLMedia'nın founder'ları, Ankara'da zaten daha çok biliniyorlar. Göremediğimiz perspektiften söylediler. Hatta o dediğim hatayı onlar söylediler: böyle bir şey yapmayın gençler.
Bu yatırımcılar Muzaffer Çoruh ve Furkan Kuru. Uyarıları videodaki hâlinden daha somuttu. Furkan bize backend'i yenilememizi, müşterilerimizin alıştığı arayüze dokunmamamızı ve yeni özellikleri teker teker eklememizi söyledi. Biz reddettik, her şeyi baştan kurduk ve bütün mevcut kullanıcılara bir migration dayattık. O zamanki cevabımız klasik founder cevabıydı: biz bu işi biliyoruz abi, bize bırakın.
Orada maalesef kulağımızı kapattık. Sonrasında tavsiyelerinin çok büyük faydası oldu. Paranın yanı sıra çok fazla know-how kattılar. Founder'ların direnmeye meyilli olduğu, benim ise artık en çok değer verdiğim kısım, söz haklarının olması.

Karar yetkisinin olması bence iyi bir denge sağlıyor. Çünkü büyük karar alırken bir şekilde o güç dengesi oluşuyor. Bazen iki kişinin karar vermesi zor, biz de iki founder'ız.
Nisa, yeni bir startup kursam proaktif yatırımcı mı yoksa sadece belirli aralıklarla check-in mi isteyeceğimi sordu. Cevabım girişimci geçmişi olan, işin içinde ama burnunu sokmayan yatırımcılardı. Sadece VC yaklaşımına çok sıcak bakmıyorum ve nedenini adil anlatmaya çalıştım: VC'ler başkalarının parasını topluyor ve onlara hesap veriyor, yani onlar da baskı altında. Anlattığım karşıtlık şöyle:
| Girişimci geçmişi olan yatırımcılar (bizim deneyimimiz) | Sadece finansal VC (benim gördüğüm) | |
|---|---|---|
| Paradan sonra | İşin içinde kalıp kendi alanlarında fikir beyan ediyorlar | Parayı verip çekiliyorlar |
| İşler ters gidince | Uyarıyor, sonra bedelini yaşamana izin veriyorlar | "Büyümedin kardeşim, ne oldu?" |
| Neden böyleler | Kendileri de girişimciydi | Başkalarının parasını toplayıp ona hesap veriyorlar |
| Sonraki turda | Röportajda konuşulmadı | Onları tekrar ikna etmeye çalışıyorsun |
Bizi anlıyorlardı: biz bir hata yapıyoruz, onun bedelini yaşıyoruz. Hiç bize "niye bu hatayı yaptınız, bakın böyle büyüyorduk" demediler. Uyardılar, olması gerektiği gibi.
Bu, iki yatırımcıyla yaşanmış tek bir kurucu deneyimi; risk sermayesi hakkında bir hüküm değil. Melek yatırımcılarımız gibi davranan çok VC var, öyle davranmayan çok melek yatırımcı da var. Kullanacağım test etiketten daha basit: bu kişi büyük bir hatadan önce "bunu yapmayın" der mi, sonrasında "ben demiştim" demeden?
AI native, Popupsmart için ne anlama geliyor?
AI native, ürünün sadece editördeki bir yapay zekâ butonuyla değil, bir yapay zekâ agent'ı üzerinden çalışması demek. Popupsmart için bu, müşterinin tüm web sitesini okuyup o sitenin ihtiyacını kuran bir agent ve arada aracı katman olarak bizim ürünümüz demek.
Herkes builder'ın içerisinde bir text ya da imaj oluşturma gibi AI feature'ları yapıyor. Biz onu biraz daha AI native'e doğru ilerletmek istiyoruz: agent'a bizim MCP'mizi verip bütün web sitesini tarayarak ona özel bir şey oluşturması ve bizim de ona aracılık etmemiz gibi.
MCP, yapay zekâ uygulamalarının harici araçlara bağlanmasını sağlayan açık standart Model Context Protocol. Misyon aynı kalıyor: bir web sitesindeki dönüşümleri ve satışları basit bir şekilde artırmak. Değişen, kurulum işini kimin yaptığı. AI native versiyonda bunu agent yapıyor.
Nisa doğal devam sorusunu sordu: yapay zekâ bizi on kat hızlandırdı mı? Ürün geliştirme anlamında evet, o hızı sağlayabiliyoruz. Diğer işlerimiz de belki beş, belki on kat kolaylaştı. Ama V2 tam burada geri dönüyor:
Altı yılda ürün üzerine çok bir şey ekleyince o kompleksite yaratıyor. O hızla bir yerde yanlışa da gidebiliyorsun.
Yapay zekâ bir özelliği geliştirmeyi çok ucuzlattı. O özelliği anlamak zorunda olan kullanıcı için ise hiçbir şeyi ucuzlatmadı. Feature creep tam bu boşlukta büyüyor. Popupsmart kategorisindeki büyük oyuncularla zaten başa baş yarışan bir ürün ve yapay zekâyla yapılabilecek daha çok şey var. Bu yüzden o hızı, inşa edecek alanın kaldığı yere harcıyoruz; bizim için bu yeni bir ürün.
Neden şimdi bir AI search ürünü geliştiriyoruz?
Çünkü aramanın kendisi değişiyor ve yapay zekâ, eskiden büyük bir şirket gerektiren veri ağırlıklı araçları geliştirmenin maliyetini düşürdü. Google değişiyor, insanlar ChatGPT'ye soruyor ve agent yöneten küçük bir ekip eskiden rekabet edemediği yerde artık edebiliyor.
AI'da kazandığımız hızı büyük devleri yerinden sarsmak için kullanmayı düşünüyoruz. Sıfırdan ürün yapmak altı yıllık bir ürünü yönetmekle aynı deneyim değil. Ama çok büyük bir engineer ekibin varmış gibi agent'lar yönetebiliyorsun ve bu, kimin rekabet edebileceğini değiştiriyor.

Ahrefs ya da Semrush gibi ürünler bizim gibi bir ekibin erişemeyeceği yerdeydi (bu cümleyi yazının başında alıntıladım). Aynı değişim bir uyarı da taşıyor: herkes software yapabiliyorsa, tek başına software avantaj olmaktan çıkıyor.
AI ile birlikte herkes software yapabilir, ama bu alanda derin bir domain expertise olması çok önemli. Mesela diş hekimleri için bir pain görsem bile o software'i yapamam, çünkü tam context'i bilmiyorum. Ben bu işin içindeyim, on beş yıldır yapıyorum.
Benim alanım her zaman SEO ve arama oldu. Ajans döneminde SEO hizmeti veriyorduk ve Popupsmart'ın acquisition kanalı da buydu. Bu kanalın kötü tarafını da yaşadık, Google'ın Helpful Content Update'inden sonraki yüzde 60'lık SEO trafik kaybı dahil. Şimdi AI SEO, GEO ve SEO bazen aynı cümlede geçiyor. Yeni marka altındaki yeni ürün, bu deneyimi koyduğumuz yer; tıpkı sıfırdan aylık 150 bin ziyarete çıkan programatik yapay zekâ SEO deneyinde test ettiğimiz gibi.
Bu bir bahis ve öyle adlandırmak istiyorum. AI search'te kazanabileceğimizi düşünmemin nedeni alan uzmanlığı. Bu inancı kanıt gibi görmememin nedeni ise V2 hikâyesi. Bu, Amir Nurmagomedov'la yaptığım startup playbook'larının neden artık çalışmadığı sohbetindeki bir noktayla da örtüşüyor: bir bağlamda işe yarayan şey, bir sonraki bağlam hakkında pek bir şey kanıtlamıyor.
Sık sorulan sorular
Feature creep (özellik şişkinliği) nedir?
Feature creep, bir ürüne kullanıcıların ihtiyacının ötesinde sürekli özellik eklenmesi ve bu ek seçeneklerin ürünü kullanmayı zorlaştırmasıdır. Pendo'nun 2019 Feature Adoption Report çalışmasına göre ortalama bir yazılım ürünündeki özelliklerin yüzde 80'i nadiren kullanılıyor ya da hiç kullanılmıyor. Basit bir araçta bunun bedeli yalnızca kullanılmayan kod değil, her kullanıcıya binen ek efordur.
Çok özellik eklemek Popupsmart'a nasıl 1,5 yıla mal oldu?
Popupsmart kurucu ortağı Emre Elbeyoglu, daha fazla özellik içeren bir V2'nin müşterilere daha fazla dönüşüm getireceğine inandı ve ekip mevcut kullanıcıların hepsini tek bir migration'la yeni sürüme taşıdı. Yatırımcı Furkan Kuru, yalnızca backend'in yenilenip özelliklerin adım adım eklenmesini önermişti. Kullanıcılar sade versiyona alışkındı ve artan karmaşıklığı istemedi; bu geçiş yaklaşık bir buçuk yıla mal oldu, moral kaybı hariç.
Pop-up, trafik artmadan dönüşümü artırabilir mi?
Artırabilir. Emre Elbeyoglu'nun röportajdaki örneği şu: 1.000 ziyaretçiden beş satış yapan bir site, pop-up yayına girdiğinde yedi ya da sekiz satışa çıkabiliyor. Elbeyoglu bunu yaklaşık yüzde 30–40 olarak tarif ediyor ve rakamların değişebileceğini vurguluyor. Sonuç; teklife, hedeflemeye ve pop-up'ın ziyaretçi deneyimine saygı gösterip göstermediğine bağlı.
Bir üründe gereğinden fazla özellik olduğu nasıl anlaşılır?
Önemli bir işaret, mevcut kullanıcıların teknik olarak daha fazla değer alabilecekleri yeni bir versiyona direnmesidir. Popupsmart'ta müşteriler sade bir builder'a alışkındı ve V2'nin istediği ek eforu istemedi. Hangi özelliklerin gerçekten kullanıldığını gösteren kullanım verisi ve büyük değişiklikleri önce hesapların bir kısmıyla test etmek, bunu tam bir yeniden yazımdan önce yakalar.
Kurucular yatırımcıdan paranın yanı sıra ne beklemeli?
Know-how, dışarıdan bir bakış açısı ve büyük kararlarda söz hakkı. Emre Elbeyoglu, Popupsmart'ın melek yatırımcıları VLMedia kurucu ortakları Muzaffer Çoruh ve Furkan Kuru'nun ekibi V2 hatasından önce uyardığını anlatıyor: Furkan Kuru, kullanıcıları yeni bir arayüze taşımak yerine backend'i yenileyip özellikleri adım adım eklemeyi önermişti. İki kurucunun olduğu bir şirkette yatırımcının söz hakkı, büyük kararlarda düğümü çözmeye de yardımcı oluyor.
AI destekli ürün ile AI native ürün arasındaki fark nedir?
AI destekli bir ürün, mevcut bir iş akışına editörde metin ya da görsel üretmek gibi yapay zekâ özellikleri ekler. AI native bir ürün ise bir yapay zekâ agent'ının yapabilecekleri etrafında kurulur. Emre Elbeyoglu, Popupsmart'ın AI native yönünü bir agent'a ürünün MCP'sini verip tüm web sitesini taramasını ve o siteye özel bir şey kurmasını sağlamak olarak tarif ediyor.
AI search yeni bir ürün için neden fırsat olabilir?
Google değişirken ve insanlar ChatGPT'ye soru sorarken arama davranışı kayıyor, yapay zekâ da veri ağırlıklı araçları geliştirmenin maliyetini düşürdü. Emre Elbeyoglu, eskiden Ahrefs ya da Semrush gibi ürünler yapamayacağını, bugün agent yöneten küçük ekiplerin bunlarla rakip olabildiğini söylüyor. Kazanan ürünleri ayıran şeyin derin alan uzmanlığı olduğunu savunuyor; ekibinin 15 yıllık SEO deneyiminden sonra AI search alanında ürün geliştirmesinin nedeni de bu.
Öne çıkan dersler
- Basit bir ürüne özellik eklemek mevcut kullanıcılar için değerini düşürebilir; o özelliklere ulaşmak için bir migration dayatmak hasarı katlar. Popupsmart'ın V2'si ikisini de yaptı: yaklaşık bir buçuk yıl, artı ekip morali.
- Başarı serisi içgüdüyü kanıt gibi hissettirir. İyi bir dönemden sonraki bahis ne kadar büyükse, gerçek hesapların bir kısmıyla test edilmeye o kadar ihtiyaç duyar.
- Taze yatırım genişlemeyi onaylamayı kolaylaştırır: daha fazla özellik, daha büyük ekip. Kanıtlanmamış bir teori en çok o zaman tehlikelidir.
- En faydalı yatırımcılar somut bir alternatifle uyarır. Furkan Kuru bize backend'i yenileyip özellikleri adım adım eklememizi söyledi; biz her şeyi baştan kurup bütün kullanıcıları tek seferde taşıdık.
- Yapay zekâ özellik geliştirmeyi ucuzlatır, anlamayı ucuzlatmaz. Daha hızlı geliştirme, yanlış ürüne daha hızlı ulaşmak da demek.
- Yapay zekâ SEO araçları gibi veri ağırlıklı ürünlerde giriş bariyerini düşürüyor; bu da avantajı derin alan uzmanlığına kaydırıyor.
- Kullanıcılarının sevdiği bir ürünü baştan yazmak üzereyseniz, yeniden yazımdan önce veriyi satın alın. Bir buçuk yılın bana aldığı şey bu.
Bu yazı, Ortak Alan kanalındaki Çok Özellik Eklemek Bize 1,5 Yıla Mal Oldu | Emre Elbeyoğlu x Istanbul Ignited by Slush'D videosuna dayanıyor. Alıntılar konuşma dilinden hafifçe düzenlendi.