İçeriğe geç

Google’ın Sıralama Hakkındaki 5 İddiası: DOJ Davası Ne Gösterdi?

Google antitröst davasındaki tıklama, site kalitesi, Chrome verisi ve diğer sıralama sinyallerine ilişkin beş çelişkiyi kanıtlarıyla inceleyin.

Yayımlandı 6 dk okuma

Yazan
Emre Elbeyoglu

GrowthMarketing.ai Kurucusu

15+ yıllık deneyim

Emre Elbeyoglu, GrowthMarketing.ai kurucusu ve B2B SaaS büyüme uzmanıdır. SEO ve GEO alanındaki 15 yılı aşan deneyiminde arama motorlarının ve yapay zekâ sıralama sistemlerinin çalışma biçimini inceler. Popupsmart ve LiveChatAI gibi SaaS ürünlerinin geliştirilmesinde görev almıştır.

  • Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri, Bilkent Üniversitesi
  • Popupsmart Kurucu Ortağı ve Growth Lideri (2019'dan beri)
  • LiveChatAI Kurucu Ortağı (2023'ten beri)
Google’ın sıralama açıklamalarını sorgulayan başlığın altında çatlamış Google logosu

Kısa yanıt: ABD v. Google dava kayıtları, tıklama verilerinin, site düzeyinde kalite sinyallerinin, bağlantıların ve makine öğrenmesi sistemlerinin arama sıralamasında rol oynadığını gösteriyor; tek bir “gizli formül” vermiyor. Ben mahkeme belgelerini ve ifadeleri okuyup Google’ın kamu açıklamalarıyla gerilim yaratan beş bulguyu, kanıt sınırlarını koruyarak ayırdım.

Ben Emre Elbeyoğlu. 15 yılı aşan SEO deneyimim, SaaS kuruculuğu ve growth marketing çalışmalarım üzerinden değerlendirmelerimi GrowthMarketing.ai’da paylaşıyorum. Ahrefs’in AI Overview ve atıf takibinin maliyetli olabildiğini gördüğüm için sitenizin AI Overview anahtar kelimelerini gösteren ücretsiz bir araç geliştirdim.

Bu yazı için Google NotebookLM ile üretilen video.

Ne oldu?

Ekim 2020: ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) ve eyaletler, arama dağıtım anlaşmaları ile pazar gücü nedeniyle Google’a dava açtı.

5 Ağustos 2024: Yargıç Amit Mehta 286 sayfalık kararında Google’ı genel arama pazarında tekelleşmeden sorumlu buldu; çözüm aşamasının daha sonra yürütülmesine karar verdi.

Google’ın açıklamalarıyla hangi beş bulgu çelişiyor?

Sızıntı ve dava kanıtlarıyla çelişen beş Google sıralama açıklaması

1. “Domain authority kullanmıyoruz”

Google’ın açıklaması: John Mueller, “site otoritesi puanına benzer bir sistemimiz yok” dedi.
Dava kaydındaki bulgu: Google’ın sıralama sistemi konuyla ilgiyi (T*) kaliteden (Q*) ayırıyor. Dava belgesinde Google’dan Hyung-Jin (HJ) Kim, Q* sinyalini büyük ölçüde sabit ve “sorgudan çok siteyle ilişkili” olarak tanımlıyor; PageRank de bu kalite sinyaline katkıda bulunuyor. Bu, sayfaların performansını etkileyen site düzeyinde kalite veya otorite katmanına işaret ediyor.

Search Engine Land’in aktardığı Mark Williams-Cook sunumu da Google’ın siteleri nasıl sınıflandırıp puanladığına ilişkin çok sayıda veriyi açığa çıkaran bir uç noktayı ele aldı.

Yazıda öne çıkan sayılar:

  • Her site için 0 ile 1 arasında kalite puanı bulunduğu iddiası
  • 0,4 altındaki puanların öne çıkan snippet uygunluğunu etkilediği iddiası
  • Site otoritesinin alan adındaki tüm sayfaları etkileyebilmesi

2. “Tıklamalar sıralamayı etkilemez”

Google’ın açıklaması: Tıklamalar sıralama için değil, testlerde kullanılan “gürültülü sinyaller” olarak tanımlandı.
Dava kaydındaki bulgu: Google sıralama sistemlerinde büyük ölçekli kullanıcı etkileşimi verisi kullanıyor. Bunlardan Navboost, “kullanıcı tıklama verisini hatırlayarak sorguları belgelerle eşleştiren” bir sistem olarak anlatılıyor. Google, Navboost’u 2017’den önce 18 aylık, sonrasında 13 aylık veriyle eğitti. Google’ın ölçeği nedeniyle 13 aylık pencerenin 17 yıldan fazla Bing trafiğine denk geldiği ifade edildi.

Yazıda öne çıkan sayılar:

  • Navboost tıklama verisini 13 ay saklıyor; 2017’den önce süre 18 aydı
  • goodClicks, badClicks ve lastLongestClicks gibi alanların izlenmesi
  • Günlük 8 milyarı aşan sorgunun bu etkileşim verisini üretmesi

3. “Sıralamalarda Chrome verisi kullanmıyoruz”

Google’ın açıklaması: Chrome tarayıcı verilerinin arama sıralamasını etkilemediği söylendi.
Dava kaydındaki bulgu: Aynı belge, Google sıralama sistemi içinde Chrome verisini kullanan bir popülerlik sinyalinden söz ediyor. Bu ifade bir sızıntıdan değil, DOJ kanıtından geliyor.

Yazıda öne çıkan sayılar ve alanlar:

  • Chrome’un yüzde 65’i aşan küresel tarayıcı pazar payı
  • Sıralama bağlamında chrome_trans_clicks alanı
  • uniqueChromeViews verisinin Navboost sistemine katkısı

4. “Yeni siteler için sandbox yok”

Google’ın açıklaması: Yeni web sitelerine özel uygulama bulunmadığı söylendi.
Belgedeki ifade: Dokümantasyonda `hostAge` niteliğinin sunum sırasında “yeni spam'i sandbox'a almak” için kullanıldığı belirtiliyor.

Yazıda öne çıkan iddialar:

  • Yeni sitelerde 3-6 aylık algoritmik şüphe dönemi
  • hostAge alanının ilk sıralamaları etkileyebilmesi
  • Yerleşik alan adlarının daha hızlı değerlendirilmesi

Google’ın bir sitenin “kalite puanını” tahmin etmesine ilişkin iki patent yaklaşımı da bulunuyor:

Birinci yaklaşım (US9760641B1): Google, sitenin veya markanın adıyla ne sıklıkta arandığı (S) ile arama sonucunda gösterildiğinde ne sıklıkta tıklandığı (U) gibi değerleri karşılaştırıyor. Oran, sitenin farklı aramalarda ne kadar bilindiğini ve işe yaradığını tahmin etmek için ayarlanabiliyor.

İkinci yaklaşım (US9767157B2): Yeterli arama veya tıklama verisi bulunmayan yeni ya da düşük trafikli sitelerde metin inceleniyor. İçerik kısa ifadelere ayrılıyor, görülme sıklıkları ölçülüyor ve bilinen kalite puanlarına sahip sitelerle karşılaştırılıyor. Yeni sitenin puanı bu benzerliklerden tahmin ediliyor.

5. “Her şey yapay zekâ ve makine öğrenmesi”

Google’ın açıklaması: Güncel sıralamanın ileri yapay zekâ sistemlerine dayandığı vurgulandı.
Dava kaydındaki bulgu: Google mühendisi HJ Kim, “sinyallerin büyük çoğunluğunun elle oluşturulduğunu” ifade etti.

RankBERT ve MUM gibi güncel LLM tarzı sinyaller Navboost ve QBST gibi veriye dayalı sistemlerin yerini almak yerine onları tamamlıyor. Eski Distinguished Engineer, bu sistemleri diğerleriyle dengelenen “ek sinyaller” olarak tanımladı; kullanıcı verisi süreç boyunca önemini koruyor.

Yazıda öne çıkan noktalar:

  • Elle hazırlanan sinyallerin algoritmada büyük pay taşıması
  • Makine öğrenmesinin sorgu yorumlama gibi belirli görevlerde kullanılması
  • Temel sıralama mantığının mühendisler tarafından yönetilmesi

SEO açısından hangi sayılar öne çıkıyor?

Arama görünürlüğü için öne çıkan SEO metriklerini gösteren grafik

  • Tıklama verisi eklendiğinde alakalı sonuçlarda yüzde 91 doğruluk artışı iddiası
  • Kullanıcı davranışı için 13 aylık hareketli pencere
  • Tıklamaların şu boyutlarda izlenmesi:
    • coğrafi konum;
    • cihaz türü;
    • günün saati;
    • sorgu bağlamı.

Kalite puanlama sistemi (Q)

  • Site otoritesi için 0-1 ölçeği iddiası
  • 0,4 altı: öne çıkan snippet veya PAA için uygun olmadığı iddiası
  • 0,7 üstü: tüm SERP özelliklerine uygunluk iddiası
  • Alt alan adı düzeyinde hesaplama

Chrome verisinin etkisi

  • Web trafiğinin yüzde 65’ten fazlasında Chrome kullanılması
  • Chrome kullanıcılarının diğer tarayıcılardan üç kat fazla davranış verisi ürettiği iddiası
  • Chrome için optimize edilen sitelerin ortalama yüzde 23 daha iyi sıralandığı iddiası

Yeni web sitesi zaman çizelgesi

  • 1-3. aylar: sınırlı görünürlük dönemi
  • 4-6. aylar: algoritmik değerlendirmeye kademeli katılım
  • 7-12. aylar: kazanılan otoriteye göre tam sıralama potansiyeli

Dava kayıtlarından benim çıkardığım sonuç ne?

Yazıda ele alınan bulgular, Google algoritmasının yalnızca açıklanamayan bir yapay zekâ sistemi olmadığını; farklı veri ve kalite katmanlarının birlikte çalıştığını gösteriyor. Uygulamada dört alan öne çıkıyor:

  1. tıklama ve davranışla ölçülen kullanıcı memnuniyeti;
  2. bağlantı ve marka sinyalleriyle değerlendirilen site otoritesi;
  3. etkileşim ve uzmanlıkla ilişkilendirilen içerik kalitesi;
  4. Core Web Vitals gibi ölçümlerle izlenen teknik performans.

Devam yazısı olarak 6.000’den fazla anahtar kelimeyle eşleştirilmiş, yaşayan bir Google arama sıralama faktörleri kataloğu hazırlıyorum. Veri setini ve nasıl kullanılacağını GrowthMarketing.ai’da paylaşacağım.

Emre Elbeyoglu

Google sıralama kanıtlarını hangi yazılarla karşılaştırabilirsiniz?